Halbuki daha dün başlamış gibiydi, bugün geldiği gibi gitti…
Hani insanların ellerinden kaçan fırsatlar olur ya o misal işte..
Kimileri Ramazanın bereketinden faydalanamadı, kaçtı pişman oldu, kimilerindede bir dahaki Ramazan’a kavuşabilecekmiyiz telaşı..
Bir ay diye başlamıştık Ramazanın birinci gününe, iki, üç derken bitirdik şimdi yine. Aklıma takıldı gitti. Ramazan mı sabırsızdı, yoksa biz mi erken yaşıyoruz anlarımızı? “İlk defa uzun günlerde oruçlu olacağım” telâşındayken şimdi bambaşka bir telaşın içinde hiç fark etmedim. Sanki en kısa zamanlar gibiydi diye bakakaldım ardından. Geldiği gibi gidiyor işte. Kimisi dayanamam derken tutmadı orucunu. Ve kaybetti bilemediğimiz kadar çok manevi kârı. Neden mi? Yılda bir ay zor geldi işte. Sonra utandık oruçsuzluğumuzdan, haktan değil, halkın bakışı zorumuza gitti. Ve binlerce bahane bulduk. Ramazan tutanlar için sevinç, tutmayanlar için hüzün olup toparlanıp gitti. Vicdanlarının sesine kulak tıkayanların gözleri arkada, “keşke” sözünü söylememek için çabalıyor. Bende bir kac günüme „keşke“ kelimesini eklemiştim. Her ne kadar hüzün sustursa da, bir şeyler dağladı işte çekip giderken Ramazan ayını buralardan.
Ve Büyüklerimiz, „Son Ramazanım olabilir“ telâşıyla daha bir dikkatli ve her akşam more »
